Uyku Eğitimi Ağlatmak Demek Değildir

Yoksa siz de yorgunluktan bitap düşmüş, bebeği için en iyisini isteyen ve çok ağlayacağı ya da güven duygusunu zedeleyeceği için uyku eğitimine karşı olan annelerden misiniz?

Yani uyku eğitimi ile ilgili bu kötü şöhret sizin de kulağınıza geldi mi?

Hadi sizi biraz aydınlatalım…

Ağlamak onların kendini ifade biçimi, mutsuzluk belirtisi değil

Bebekler her gün farklı birçok nedenden ötürü ağlarlar.  Altlarını ıslattıklarında, acıktıklarında, korktuklarında, hastalandıklarında… Aslında kendilerini ifade etme yoludur onlar için ağlamak. Henüz konuşmayı bilmeyen miniklerimiz, söylemek istediklerini aktarmak için ağlarlar. Ancak biz yetişkinler kendimizi düşünerek, bebeklerimizin ağlamasını mutsuz oldukları ya da acı çekmeleri olarak yorumlarız. Bu nedenle davranışlarını tepki göstermek, bağırmak, sizi ikna etmeye çalışmak ve ağlamak gibi farklı isimlerle ifade etmemiz, onları anlamakta bize çok yol gösterecektir.

Bu nedenle uyku eğitimi vermeden evvel, bebeğinizi iyi tanıyor olmanız, hangi durumda ne tepkiler verdiğini iyi bilmeniz gereklidir. Zira bebeğinizin sizi ne kadar iyi tanıdığını ve zaaflarınızı ne kadar iyi bildiğini ve bunları isteklerinin yerine getirilmesi konusunda hangi oranda kullandığını biliyor olmanız önemlidir. İnanın, o tombul yanaklı süt kokan minikler, sandığınızdan daha akıllı ve sizi ikna etmenin bir yolunu mutlaka buluyorlar.

Örneğin bebek kesintisiz 3-4 saat ağlamaya bırakılıyorsa, uyku eğitimi verilse de verilmese de bebek güven problemiyle baş başa kalacak ve psikolojik anlamda zarar görecektir. Farklı bir örnek olarak bebeğinizin ağlamasının nedeni acı çekmesi ise, buna sebebiyet veren her ne ise acilen kesmeniz gerekmektedir.

Ağlamak değil, bağırmak

Bebekleriniz uykuları geldiğinde ve uyuyamadıklarında da bağırıyorlar aslında. ‘Anne beni uyut’ demeye çalışıyorlar. Uyku eğitimi verirken de alışmış oldukları düzeni değiştirmeye çalıştığınız, onlara yeni bir düzen (kendi kendine uyuyabilmeyi) öğretmeye çalıştığınız için ‘beni alıştığım düzende uyut, salla, emzir, pışpışla, kucağında uyut’ demeye çalışarak size tepki gösterebilirler. Bu davranışlarını ağlamak olarak tanımlamamanız çok önemli.

Bebeğinizin bağırmasının nedeni farklı bir şekilde uyumayı bilmiyor olması ve ona verdiğiniz desteği kestiğinizde uyuyamayacağını sanması. Oysaki küçük birkaç başarıdan sonra, o da daha mutlu uyuduğu, uykusunu aldığı ve mutlu uyandığı için sizinle işbirliği yapmaya başlayacaktır.

Uyku eğitimi ile ilgili kulağınıza gelen kötü şöhrete kulak asmayın

Biraz da uyku eğitimi ile ilgili oluşan bu şöhretin sebeplerinden bahsedelim:

Çok farklı uyku eğitimi metodolojileri mevcut. Ferber, Tracy Hogg, Kim West gibi farklı uzmanların geliştirdiği yöntemler en çok bilinen ve tercih edilenleri.

Bunlardan ‘bebeği odada bırak çık ağlaya ağlaya susar ve uyur’ olarak da bilinen Ferber yöntemi, ‘uyku eğitimi ağlatmaktır’ şöhretine en çok katkıda bulunmuş yöntemdir. Öte yandan diğer tüm yöntemlerde bebek bağırdığında / tepki gösterdiğinde ya da ağladığında sizi yanı başında, onu sakinleştirmeniz için buluyor. Dolayısı ile güven duygusu zedelenmediği gibi, ‘ağlasam da sesimi duyan yok, hiçbir şeyi değiştiremiyorum’ çaresizliğini de öğrenmiyor.

Her bir yöntemin birbirine göre üstünlükleri var. Bu nedenle bebeğinize eğitim verirken en önemlisi bebeğinizin ihtiyaçlarını iyi bilmek ve bebeğinize uygun yöntemi uygun anlarda uygulamak. Bebeğinize uygun yöntemde bir uyku eğitimi verdiğinizde, nasıl ki gelecekte her ihtiyaç duyduğunda sizi yanı başında bulacaksa şimdi de onu bu süreçte hiç yalnız bırakmayacağınızı hissettirerek, onunla sürekli iletişimde kalarak, güvenle uykuya dalmasını öğretebileceksiniz